İnsan Kaynakları iş ilanlarında giderek artan tuhaf bir trend var: Bir İ.K. uzmanının görev tanımı içine İdari İşler, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG), hatta kısmi Muhasebe gibi bambaşka prosesler ekleniyor. Bu “Çok Amaçlı İK” veya “Hibrit İK” rolleri, şirketler için başlangıçta maliyet tasarrufu gibi görünse de, uzun vadede şirket kültürüne ve stratejik verimliliğe vuran gizli bir darbedir.
Peki, İnsan Kaynaklarının stratejik odağını dağıtan bu “ek görevler” modasının şirket performansına ve İK profesyonellerine zararları nelerdir?
1. Stratejik İK’dan “Yangın Söndürücü” Rolüne Düşüş
İK’nın asıl görevi; yetenek yönetimi, çalışan bağlılığı, liderlik gelişimi ve şirket kültürü inşası gibi uzun vadeli ve stratejik konulardır.
Zararı: Bir İK uzmanı gününün büyük kısmını bozuk klimayı tamir ettirmeye, yemekhane sözleşmelerini yenilemeye veya İSG evraklarını düzenlemeye harcadığında, stratejik görevlere zaman kalmaz. İK, şirket büyümesini destekleyen bir yatırımcı olmaktan çıkar, sadece günlük operasyonel sorunları çözen bir “İdari Yardım Masası” haline gelir.
Gizli Maliyet: Düşük çalışan bağlılığı, yüksek devir hızı ve yetersiz liderlik gelişimi gibi uzun vadeli sorunlar çözülemez hale gelir.
2. Uzmanlık Kaybı ve Hata Riski
İK, İSG ve Muhasebe, her biri kendi yasal zorunluluklarına ve teknik detaylarına sahip ayrı uzmanlık alanlarıdır. Bir profesyonelden üç farklı alanda uzmanlaşması beklenemez.
Zararı: İK profesyonelinin dikkati dağılırken, bu teknik alanlarda hata yapma riski katlanarak artar. İSG alanında eksik bir eğitim veya idari işlerdeki bir sözleşme hatası, şirkete çok daha yüksek yasal para cezaları, davalar veya telafisi zor krizler olarak geri dönebilir.
Gizli Maliyet: Yetkinlik alanı dışındaki görevler nedeniyle yaşanan yasal riskler ve kaçırılan kritik yasal uyum noktaları.
3. İK Profesyonelinin Tükenmişliği (Burnout) ve Devir Hızı
Bu tarz hibrit görevler, İK profesyonelinin iş yükünü sadece artırmakla kalmaz, işin doğasını da değiştirir.
Zararı: İdari işler genellikle acil, görünür ve takdir edilmeyen görevlerdir. Sürekli olarak farklı ve acil konular arasında geçiş yapmak, İK uzmanında yüksek stres ve tükenmişliğe (burnout) yol açar. Bu durum, bizzat İK departmanında yüksek devir hızına neden olur.
Gizli Maliyet: İK uzmanının işten ayrılması, şirketin hem kurumsal hafızasını hem de kritik insan ilişkileri ağını kaybetmesi anlamına gelir.
4. Kültürel Tutarsızlık ve Çalışan Algısı
Çalışanlar, İK’yı kariyer danışmanları, gelişim ortakları ve güvenilir bir aracı olarak görmek isterler.
Zararı: İK departmanı camları temizletmek, faturaları kontrol etmek ya da iş kazası raporlarını doldurmakla meşgulken, çalışanların gözünde stratejik önemini kaybeder. Çalışanlar, İK’ya kişisel gelişim veya hassas konular için başvurmak yerine, onu bir “Genel İşler Sorumlusu” olarak görmeye başlar.
Gizli Maliyet: Çalışanların İK’ya olan güveninin azalması ve İK’nın, çalışan bağlılığını artırma yeteneğini kaybetmesi.
İş gücü piyasasında rekabetin arttığı bu dönemde, şirketlerin yapması gereken son şey, en değerli kaynağı olan insan yönetimini dağıtmaktır.
İK’yı stratejik bir ortak olarak konumlandırmak isteyen şirketler, bu “çoklu şapka” trendinden vazgeçmelidir. İdari işler, İSG veya Muhasebe gibi alanları, bu konunun uzmanlarına devrederek, İK’nın tam gücüyle kültür, yetenek ve liderlik gelişimine odaklanmasını sağlayın.
Unutmayın: İK’dan maliyet kısmak adına yapılan bu görev yığmaları, uzun vadede şirketinizin stratejik büyüme potansiyelinden çalınan en büyük gizli maliyettir.